Kapat

Şiirde Ahenk Unsurları Nelerdir?

Anasayfa
Türkçe Şiirde Ahenk Unsurları Nelerdir?

Bu yazımızda şiirde ahenk unsurları konusunu detaylı olarak anlatacağız. İlk olarak “Şiirde Ahenk Nedir?” sorusunu cevaplandırarak başlayalım. Şiir için ahenk deyince aklımıza anlamsal, biçimsel veya fonetik olarak şiire uyum sağlama amacı gelmelidir. Şiirde ahenk unsurları da bu uyumu sağlamak için belirlenmiş kurallardır. Bunlara genel olarak baktığımızda karşımıza öncelikle ölçü (vezin), redif ve kafiye (uyak) çıkar. Tabii ki bir de bunların kendi içlerinde alt başlıkları var. Detaylı olarak bunları inceleyelim ve ilk olarak ölçü ile başlayalım…

şiirde ahenk unsurları, şiirde ahenk

ÖLÇÜ (VEZİN)

Şiirin dizeleri arasında hecelerin sayısı, durağı ve yapısı gibi öğelere bağlı olarak sağlanan ahenk ve ritme ölçü ya da diğer bir söyleyişle vezin denmektedir. Hece ölçüsü ve aruz ölçüsü olmak üzere kendi içinde iki alt başlık halinde incelenir.

a) Hece Ölçüsü

Eğer bir şiirdeki dizelerin tümünde eşit sayıda hece bulunuyorsa, bu şiirde rahatlıkla hece ölçüsü kullanılmıştır diyebiliriz. Bunu anlamak için dizelerdeki kelimeleri tek tek heceliyoruz. İlk dizedeki toplam hece sayısı diğer dizelerin her birindeki toplam hece sayısına eşitse hece ölçüsü kullanılmıştır.

Akıl, akıl olsaydı ismi gönül olurdu

Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu

Bu şiirdeki dizelerin her ikisinde de hece sayısı on dörttür. Yani şiirde hece ölçüsü vardır.

Durgulanma ve Durak: Eğer bir şiir hece ölçüsüyle yazılmışsa, bu şiirin bir dizesinin belirli yerlere ayrılmasına “durgulanma” denir. Ayrılan bu kısımlaraysa “durak” adı verilir. Durakların belirlenmesi kulağa uygun olan yerlerde yapılabilir. Durakların belirlendiği kısımlara “+” işareti konmalıdır. Durakların öncesinde kalan toplam hece sayısı işaretin soluna, durakların sonrasında kalan toplam hece sayısı ise “+” işaretinin sağ kısmına yazılır.

Nice güzellere bağlandım kaldım (6 + 5)

Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum    

b) Aruz Ölçüsü

Şiirdeki dizelerin açık mı yoksa kapalı mı olduğu üzerine kurulu olan bir ölçüdür.

  • Aruz ölçüsünde ünlü ile biten heceler “açık” olarak nitelendirilir. Ünsüz bir harfle biten heceler ise “kapalı” olarak nitelendirilir.
  • Açık heceler nokta (.) işaretiyle, kapalı heceler ise kısa çizgi (-) işaretiyle gösterilir.
  • Aruz ölçüsüyle yazılmış bir şiirdeki kalıbı bulmak amacıyla nokta ya da kısa çizgi ile ifade edilmesine takti denir. Bunu bir nevi hece ölçüsündeki durak ile benzeştirebiliriz.

Bir harmanın gelir sonu kapıştırın giderayak

Yarın bakarsınız söner bugün çatırda yan ocak

Yukarıdaki şiirin gösterilişi bu şekildedir. (. – . -/. – . -/. – . -/. – . -) (Mefâ’ilün/mefâ’ilin/mefâilün/mefâilün)

şiirde ahenk unsurları, şiirde ahenk

c) Serbest Şiir

Serbest şiirde herhangi bir ölçü sistemine uyulmadan eserler verilir. Nazma (düz yazıya) benzeyebilir.

REDİF

Dize sonlarında eş görevli eklerin ya da aynı anlamlı kelimelerin tekrarlanmasına redif denmektedir. Redifler dizenin en son kısmında aranmalıdır.

Biçare gönüller, ne giden son gemidir bu

Hicranlı hayatın ne de son meltemidir bu

KAFİYE (UYAK)

Mısra sonlarında bulunan sözcüklerdeki ses benzerliğine kafiye denmektedir. Halk edebiyatındaki ismi uyaktır. Dizelerde her zaman önce kafiye gelir, ardından redif gelir. Bazen şiirde ahenk unsurları arasında sadece redif kullanılarak ahenk sağlanabilir.

şiirde ahenk unsurları, şiirde kafiye, şiirde ahenk

Kafiye Çeşitleri (Uyak Türleri)

Yarım Uyak: Dize sonlarında bulunan tek ses (harf) benzerliğine yarım uyak denir.

Yürü bre Dadaloğlu’m yürü git

Dertli dertli Çukurova yolun tut

Örnekte görüldüğü gibi her iki dizenin sonunda da “t” harfi bulunmaktadır. Bu durum şiirde ahenk unsurları içinde yarım uyak olarak adlandırılır.

Tam Uyak: Mısra sonlarında bulunan iki ses (harf) benzerliğine tam uyak denmektedir.

Orhan zamanından kalma bir duvar

Onunla bir yaşta ihtiyar çınar

Yukarıdaki örnekte de görüldüğü üzere, her iki dizenin sonunda da “ar” sesi vardır. Bu durum tam uyak olarak nitelendirilmektedir.

Zengin Uyak: Dize sonlarında bulunan ikiden fazla ses (harf) benzerliğine zengin uyak denir.

Bir zafer müjdesi burda her isim

Yekpare bir anda, gün, saat, mevsim

Örneğimizde dizelerin sonunda ikiden fazla ses benzerliği mevcuttur. Bu durum zengin uyak olarak tanımlanır.

Cinas (Cinaslı Uyak): Yazılışları aynı, ancak anlam bakımından farklılık gösteren sözcüklerle kurulan kafiyedir. Buna bir nevi eş sesli sözcüklerle yapılan uyaktır da diyebiliriz.

Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç

Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç

Tunç Uyak: Dize sonlarında uyaklanan iki sözcükten birinin, diğerinin içerisinde de geçmesidir. İki ya da daha çok ses benzerliğinden meydana gelebilir.

Tara da zülfünü gerdana bırak

Görüşmek isterim yollarım ırak

şiirde ahenk unsurları, şiir, hece ölçüsü, şiirde ahenk

Kafiye Örgüsü (Uyak Şeması)

Düz Uyak: Kafiyeli sözcüklerin “aaaa, aabb veya aaab” şeklinde sıralanmasına düz uyak denir.

Çiçek ülkesinden girerken yaza

Örer her doğan gün bir altun koza

Yukarıdaki dizeler bir düz uyak örneğidir.

Çapraz Uyak: Kafiyeli sözcüklerin “abab” şeklinde sıralanmasına çapraz uyak denir.

Omuz omza şahlanan dalgalar, büyük büyük

Bir ses işitip ürkmüş, sürülerle canavar

Gözlerinde kıvılcım, ağızlarında köpük

Birbirinin üstünden atlayıp geliyorlar

Sarma Uyak: Kafiyeli sözcüklerin “abba” şeklinde sıralanmasına sarma uyak denir.

Biliyorum gölgede senin uyuduğunu

Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin

Hazların âleminde yumulmuş kirpiklerin

Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu

Yine yukarıda vermiş olduğumuz örnek “abba” şeklinde uyaklanmış bir şiirden alıntıdır. Burada sarma uyak tanımını çok rahatlıkla görebiliriz.

Genel itibariyle şiirde ahenk unsurları konusu bu anlattıklarımızdan ibarettir. Konuyla alakalı aklınıza takılan sorular varsa, bu yazı altına yorum yaparak bizlere ulaştırabilirsiniz. Yorumlarınıza mümkün olan en kısa süre içerisinde dönüş yapmaya çalışacağız.

 

“Şiirde Ahenk Unsurları Nelerdir?” üzerine 1 yorum

  1. ayhan says:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir